Öne çıkan

SEO Metrikleri

SEO Çalışmalarının Ölçümü

Bir web sitesi için SEO yaparken uyguladığınız işlemlerin sonucunu sadece Google Analytics’teki ziyaretçi sayısı istatistikleri ile değerlendirmemek gerekmektedir. Yaptığınız SEO çalışmalarının verimli olup olmadığını sürekli takip etmek gerekir. Peki hangi ölçümleri neden takip etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Öncelikle takip etmeniz gereken SEO metrikleri yani ölçümler SEO çalışmalarınızın verimini, yapılan yatırımın geri dönüşümünü ve tabiki SEO stratejinizi geliştirebilmek için gereklidir. SEO metrikleri makalemde sizlere SEO’da dikkat etmeniz gereken 10 önemli konudan bahsedeceğim.

Kullanıcı Başına Sayfa Görüntülenme Oranı

SEO metrikleri içinde göz atmanız gereken bir başka metrikte ortalama sayfa görüntülenme sayısıdır. Burada sitenizin genel durumundan çok incelemeyi sayfa bazlı yapmak daha etikili olacaktır. Bu sayede ziyaretçilerinizin sitenizdeki kaç farklı sayfayı ziyaret ettiğini görebilir, buna göre aksiyonlar alabilirsiniz.

Örneğin 100 tekil ziyaretçi 105 farklı sayfa ziyaret etmişse, ziyaretçilerin sitenizde dolaşmadığı anlamına gelir. Yapmanız gereken ilk hamle iç linklerinizi kontrol etmek olmalıdır. Menüleriniz dışında makale içlerindeki metin veya görseller yardımıyla diğer sayfalarınıza linkler vermek olmalıdır.

Site Hızı

Site hızı, site hızı ve yine site hızı… SEO çalışması yaparken çalışılan sitenin hızını belli aralıklarla kontrol etmek gerekiyor. Site hızı takip etmeniz gereken önemli SEO metriklerinden biridir. Son kullanıcıları yani ziyaretçilerinizi önemsemeseniz bile Google bunu her seferinde üzerine basarak söylüyorsa bir sebebi var demelisiniz.

Sayfalarınızın yüklenme hızları Google için kullanıcı deneyimi açısından önemlidir. Kullanıcılar yavaş sayfaları sevmez ve terk eder. Bu sayalarınızın hemen çıkma oranını yükseltecektir. Bununla birlikte yavaş açılan sayfalarınız potansiyel müşterilerinizi de kaçırmaya sebep olacaktır. SEO çalışması sırasında sık sık site hızlarınızı kontrol ediniz.

Sayfa Performansları

En fazla trafik çeken ve en az trafik çeken dışında sıralaması iyi ama daha da iyi yerlere gelebilecek sayfalarınızıda bulmalısınız. Bir çok kelimede malesef asıl trafiği özellikle de Google’da ilk 3 sıra çeker. Siz eğer 4. sırada çıkıyorsanız (Kelimeye göre) belki de hiç trafik alamıyor olabilirsiniz. Bu matematiksel bir gerçektir ve matematik asla yalan söylemez. Bu durumda yapmanız gereken rakiplerinizi inceleyip neyi sizden daha iyi yaptığını kontrol edebilirsiniz. Diğer bir çözüm yoluda belli aralıklarla bu sayfalarınıza yeni içerikler eklemek olacaktır.

Seo Metrikleri Özeti

Sonuç olarak SEO yapmak sadece iç SEO yapıp backlink çalışması yapmak ile bitmiyor. Yapılan çalışmanın olumlu/olumsuz sonuçlarınında sürekli takip edilmesi, duruma göre ani kararlar alıp bunları uygulamak gerekiyor.

Kaynak: Seocu.ORG

Lutein

Besinlerde bol miktarda bulunan lutein karoten familyasındandır ve hem besinlerden, hem de takviye ürünlerden almak mümkündür.

Vücudumuz için tam bir antioksidan görevi gören lutein, insan sağlığı için pek çok yararlı etkiyi de barındırmaktadır. Sarı renkte, bazı bitkilerde bulunan lutein, aynı zamanda bu bitkileri zararlı mavi ışınlara karşı da korur. İnsan sağlığına en büyük faydası, gözlere olan yararlı etkileridir. Gözlere olan faydası yüzünden göz vitamini olarakta bilinmektedir.

Özellikle havuç gibi köklü meyve, sebzelerde bulunan lutein, ciltteki hücrelerin yenilenmesini de sağlamakta. Sarı ve turuncu renk meyve, sebzelerden alınabilen lutein, takviye gıdalar ya da tabletler ile de edinilebilir. Özellikle gözdeki sarı noktasın tahribatını engellemeye ve retinanın zararlı ışınlardan korunmasını sağlar.

Luteinin Faydaları Nelerdir?

Lutein’in bilinen pek çok faydası vardır. Ayrıca bu faydaların pek çoğu da bilimsel çalışmalara dayanmaktadır. İşte luteinin faydaları,

  • Vücutta bulunan serbest radikalleri antioksaidan özelliği sayesinde azaltır.
  • Amerika’da yapılan bir çalışmaya göre, yumurtanın sarısı yaşlanmaya bağlı gözlerde meydana gelen katarakt sorununun onarılmasında fayda sağlar,
  • Retinanın merkezinde bulunan sarı noktanın hasar görmesi, sarı nokta hastalığını ortaya çıkarır. Buna makula dejenerasyonu da denmektedir. Özellikle 65 yaş ve üzerindeki kişilerin sarı nokta hastalığı ile mücadelesi daha fazladır. Sarı nokta hastalığı üzerinde oldukça etkilidir,
  • Beslenmesine lutein ağırlıklı besinler ile devam eden kişilerin, görme problemi riskleri, diğer kişilere göre çok daha azdır,
  • Yalnızca gözlere değil, cilde de oldukça faydalı olan bir yapıdır,
  • Güneş ışınlarından lensin zarar görmesini engeller. Göz vitamini adını almasının bir başka sebebi de budur.
Lutein | 19 Ağustos 2020

Luteinin En Fazla Bulunduğu Besinler

Luteinin hangi besinlerde bulunur sorusu, aslında bu antioksidanın önemini kavrayanların sık sorduğu bir soru. Genel olarak turuncu ve sarı olarak bilinse özellikle aşağıdaki besinlerde bolca bulunur;

Mısır: Lifler ve B vitamini bakımından zengin olan mısır, yağsız ve tuzsuz olarak hazırlanarak tüketilebilir.

Ispanak: Rengi sarı ya da turuncu olmasa dahi ıspanak da lutein açısından zengin bir besindir. İçeriğinde A, C ve K vitaminleri bulunan ıspanak, aynı zamanda demirkalsiyum ve potasyum da içermekte.

Roka: Lutein bakımından zengin olan bir başka yeşil yapraklı sebze de rokadır.

Bal kabağı: Bal kabağı hem lezzetli, hem de kalorisi düşük olması sayesinde sevilerek tüketilen bir besin.

Pazı: Kalsiyum, demir ve potasyum ile zengin olan pazı, aynı zamanda bol miktarda göz vitamini içeriyor. Özellikle spor yapanlar için yumurtalı pazı oldukça faydalı gelecektir.

Tüm bu besinlerin, mevsiminde tüketilmesi oldukça önemlidir. Mevsiminde tüketilmeyen ve kimyasallar ile büyümüş sebze ve meyvelerin, faydadan çok zarar verebileceği unutulmamalıdır.

Lutein Vücut Tarafından Üretilir mi?

Doğuştan her insanın gözünde belli bir miktar lutein bulunur. Bu miktar zamanla çevresel faktörler ya da yaşlanmaya bağlı azalır. Bunun sonucunda da görme bozuklukları ve katarakt gibi sorunlar ortaya çıkar. Ancak vücut yeniden lutein üretmez. Dolayısıyla beslenme alışkanlıklarının lutein alımına yönelik olması göz sağlığı açısından son derece önemlidir. Özellikle diyet yapan kişilerin alımına dikkat etmesi ve diyet listesi buna göre düzenlemesi şarttır. Zaten lutein içeren besinlerin kalori miktarı düşük olduğu için bu hiç zor olmayacaktır. Bunun yanı sıra ek gıda ya da tablet olarak da alınabilir. Ancak güven vermeyen hiçbir satış noktasından lisanssız ürün alınmamalıdır. Tablet şeklinde alınacak ise muhakkak güven veren bir noktadan alışveriş yapılmalıdır.

İlginizi Çekebilir: Feridun Kunak Diyeti

Kaynak: www.zayiflama.gen.tr

Çiğ Besin Diyeti Listesi | 7 Günlük Diyet Listesi

Çiğ besin diyeti 1800’lerden beri var, ancak son yıllarda insanların ilgisini çekmesiyle birlikte popülerliği arttı. Çiğ besin diyeti uygulayanlar çoğunlukla çiğ gıdaları tüketmenin insan sağlığı için ideal olduğuna ve kilo kaybı ve daha iyi sağlıklı bir yaşam için uygun olduğunu düşünüyor. Bununla birlikte, sağlık uzmanları çoğunlukla çiğ besin diyeti uygulamanın olumsuz sağlık sonuçlarına yol açabileceği konusunda uyarmaktadır. Bu makalede, çiğ besin diyeti nedir ? çiğ besin diyeti iyi yanları kötü yanları nelerdir onları hazırladık.

Çiğ Gıda Diyeti Nedir?

Genellikle çiğ gıda tüketimi veya çiğ veganizm olarak adlandırılan çiğ besin diyeti, çoğunlukla veya tamamen çiğ ve işlenmemiş gıdalardan oluşur.

Bir gıda hiç 40–48 ° C üzerinde ısıtılmamışsa çiğ kabul edilir. Ayrıca rafine edilmemeli, pastörize edilmemeli, kimyasal ilaçlar ile muamele edilmemeli veya herhangi bir şekilde işlenmemelidir. Bunun yerine diyet, meyve suyu sıkma, gibi pek çok farklı yöntem çiğ besin diyeti için uygulanabilir. Veganlığa benzer şekilde, çiğ besin diyeti genellikle bitki tabanlıdır, çoğunlukla meyve, sebze, fındık ve tohumdan oluşur.

Çoğu çiğ gıda diyeti tamamen bitki temelli olsa da, bazı insanlar çiğ yumurta ve süt ürünleri tüketir. Daha az yaygın olarak, çiğ balık ve et de diyet listenize dahil edilebilir. Ek olarak, çiğ gıda diyetinde takviyeler genellikle önerilmez.

Çiğ besin diyeti uygulayanlar, genellikle diyetin size ihtiyacınız olan tüm besin maddelerini vereceğini iddia eder.

Çiğ gıda diyeti uygulayanlar  ayrıca, yemek pişirmenin insan sağlığına zararlı olduğuna inanmaktadır, çünkü gıdalardaki doğal enzimleri yok eder, besin içeriğini azaltır ve tüm çiğ veya “canlı” gıdalarda var olduklarına inandıkları “yaşam gücünü” azaltır.

İnsanlar çiğ gıda diyetini, kilo kaybı, iyileştirilmiş canlılık, artan enerji, kronik hastalıklarda iyileşme, genel sağlıkta iyileşme ve çevre üzerinde daha az etki de dahil olmak üzere sahip oldukları faydalar için uyguluyorlar.

Çiğ Besin Diyeti
Çiğ Besin Diyeti İçin Hazırlanmış Örnek Bir Tabak

Çiğ Besin Diyeti İçin Yemeniz Gerekenler

Çiğ besin diyetini takip etmek için, yediğiniz yiyeceğin en az% 75’inin çiğ olduğundan emin olun çünkü bu diyetin asıl amacı pişirildiğinde özelliğini kaybeden besinlerden çiğ haliyle daha fazla faydalanmak ve sağlıklı beslenmenize yardımcı olması. Çiğ gıda diyetlerinin çoğu öncelikle meyve, sebze, fındık ve tohumdan faydalınabilir.

Yemeniz Gereken Besinler

  • Tüm taze meyveler
  • Tüm çiğ sebzeler
  • Çiğ fındık ve tohumlar
  • Filizlenmiş veya ıslatılmış çiğ taneler ve baklagiller
  • Kurutulmuş meyveler ve etler
  • Çiğ fındık ezmesi
  • Soğuk sıkım zeytin ve hindistancevizi yağları
  • Lahana
  • İstenirse çiğ yumurta veya süt ürünleri
  • İstenirse çiğ et veya balık

Kaçınılması Gereken Besinler

Çiğ besin diyeti için en önemli olan şey diyet listesinde yiyeceğiniz gıdaların çiğ olması gerektiğine yukarıda değinmiştik, Diyet listesinde yemeniz gereken besinlerin ardından şimdi sıra çiğ besinleri tadarken canınız çekse bile kaçınmanızı gerektiren besinlerin neler olduğuna sıra geldiği pişirildiğinde veya tatlandırıcılar eklendiğinde insanlara daha çekici gelen besinleri aşağıda sıraladık unutmayın doğru ve sağlıklı bir yaşam için bu kaçınılması gereken besinlere dikkat etmeniz gerekmektedir.

  • Pişmiş meyveler, sebzeler, etler ve tahıllar
  • Pişmiş ürünler
  • Kavrulmuş fındık ve tohumlar
  • Rafine yağlar
  • Sofra tuzu
  • Rafine şekerler ve un
  • Pastörize meyve suları ve süt ürünleri
  • Kahve ve Çay
  • Alkol
  • Makarna
  • Hamur işleri
  • cips
  • Diğer işlenmiş gıdalar ve atıştırmalıklar

7 Günlük Çiğ Besin Diyeti Listesi

Çiğ besin diyeti, izin verilen gıdalara ve diyetisyenin gıda tercihlerine göre değişebilir. Çiğ bir diyet listesini uygulamadan önce sağlık uzmanlarına ve doktorunuza danışmanızı önermekteyiz. Çiğ besin diyeti hakkında yukarıda da bahsettiğimiz gibi önemli olan şey besinleri çiğ olarak almanız gerektiğidir, çünkü çiğ besinler içerisinde bulunan önemli besin maddeleri pişirildiğinde kaybedilmektedir. Daha sağlıklı ve daha faydalı bir beslenme için çiğ besin diyeti listesini sizler için hazırladık.

Birinci Gün

  • Kahvaltı: Yeşil smoothie içeceği
  • Aperatif: Havuç ve çiğ humus
  • Öğle yemeği: Pesto ile çiğ kabak şehriye makarna
  • Aperatif: Çilek ve badem
  • Akşam yemeği: Çiğ sebze pizza

İkinci Gün

  • Kahvaltı: Meyveli Chia tohumlu puding
  • Öğle yemeği: Elma ve ceviz salatası
  • Aperatif: Taze sıkılmış meyve suyu ve fındık
  • Akşam yemeği: Domates sosu ve fesleğenli çiğ kabak şehriye makarna

Üçüncü Gün

  • Kahvaltı: Kıyılmış meyve ve fındık ile bir gecede yulaf ezmesi
  • Aperatif: Brokoli ve çiğ humus
  • Aperatif: Çiğ tatlı patates cipsi ve meyve
  • Akşam Yemeği: Portobello mantar dolması

Dördüncü Gün

  • Kahvaltı: Meyve tabağı
  • Öğle yemeği: İncir ve fındık ile salata
  • Aperatif: Muz ve çiğ fındık ezmesi
  • Akşam Yemeği: Ham lazanya

Beşinci Gün

  • Kahvaltı: Yeşil smoothie
  • Öğle yemeği: Filizlenmiş quinoa Buddha kase
  • Aperatif: Elma ve meyveler
  • Akşam yemeği: çiğ domates çorbası ile marine sebzeler

Altıncı Gün

  • Kahvaltı: Çilek ile ıslatılmış yulaf
  • Öğle yemeği: Avokado ve meyve salatası
  • Aperatif: Dilimlenmiş biber ve ayçiçeği tohumu
  • Akşam yemeği: Çiğ sebze suşi ve doğranmış sebzeler

Yedinci Gün

  • Kahvaltı: Ham muzlu krep ve meyve
  • Öğle yemeği: Çiğ kabak çorbası
  • Aperatif: Portakal dilimleri ve fındık
  • Akşam Yemeği: mantar salatası

Çiğ Besin Diyeti Faydaları

Çiğ besin diyeti besin açısından zengin bitkisel gıdalarda bol miktarda bulunur. Aynı zamanda çeşitli sağlık yararları ile de bağlantılıdır .

Kalp Sağlığını İyileştirebilir

Çiğ besin diyeti, her ikisi de sürekli olarak düşük kan basınçlarına ve düşük kalp hastalığı ve inme riskine bağlı olan meyve ve sebzelere odaklanması nedeniyle kalp sağlığını iyileştirebilir. Bu şekilde yemek ayrıca bol miktarda fındık, tohum, filizlenmiş kepekli tahıl içerir ve baklagiller içerir. Araştırmalar, bu gıdaların kan kolesterol seviyelerini iyileştirebileceğini ve kalp hastalığı riskinizi daha da azaltabileceğini gösteriyor

Gözlemsel çalışmalar, veganların yüksek tansiyon riskinin% 75’e kadar daha düşük ve kalp hastalığından% 42 daha düşük ölme riskine sahip olabileceğini bildirmektedir. Birkaç çalışma özellikle çiğ vegan diyetlerinin etkisini incelemiştir. Bununla birlikte, besin açısından zengin bitki gıdaları içeriği benzer sonuçlar verebildiği düşünülmektedir.

Diyabet Riskinizi Azaltabilir

Yine, bu kısmen kısmen daha düşük tip 2 diyabet riskine bağlı meyve ve sebzelere odaklanmasından kaynaklanabilir. Ek olarak, bu diyet lif bakımından zengindir – düşük kan şekeri seviyelerine ve artan insülin duyarlılığına bağlı bir besin.

Vejetaryen ve veganla bağlantılı yeni bir inceleme çalışması diyetlerini% 12 daha düşük tip 2 diyabet riskine diyetleri en etkili. Dahası, vegan diyetleri, kan şekeri seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilecek iyi miktarlarda fındık, tohum, filizlenmiş tahıl ve baklagiller içerir. Bununla birlikte, az sayıda çalışma çiğ vegan diyetlerinin doğrudan etkilerine baktı.

Bununla birlikte, diğer vegan diyetlerine kıyasla – daha fazla olmasa da – besin açısından zengin ve lif bakımından zengin meyve ve sebzeleri içermeleri muhtemel olduğundan, benzer faydalar beklenebilir.

Kilo Vermeye Yardımcı Olabilir

Çiğ vegan diyeti, insanların kilo vermesine ve kilo alımından uzak tutmasına yardımcı olmakta çok etkili görünüyor .

Çiğ besin diyeti üzerine yapılan çalışmalarda diyeti uygulayanların daha sağlıklı ve yağ miktarlarında denge olduğunu düşünmektedirler. Çiğ besin diyeti üzerine yapılan başka bir çalışmada, çiğ vegan diyetini uygulayan insanlar, tipik bir popüler  diyetler içerisindeki besinleri yiyenlerden% 7-9.4 arasında toplam vücut yağ yüzdesine sahiptir.

Sindirim Sistemini İyileştirebilir

Tüm bitkisel gıdalardaki yüksek miktarda lif , sindiriminizi iyileştirmeye yardımcı olabilir. Çiğ besin diyeti, hem çözünür hem de çözünmeyen liflerde yüksektir. Çözünmeyen lifler dışkılarınıza hacim kazandırır ve yiyeceklerin bağırsaklarınızda daha hızlı hareket etmesine yardımcı olarak kabızlık olasılığını azaltır. Çözünür lif de bağırsaklarınızdaki iyi bakterileri beslemeye yardımcı olduğu için faydalıdır. Buna karşılık, bu sağlıklı bakteriler, bağırsaklarınızdaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olan kısa zincirli yağlar gibi besinler üretir.

Kaynak: www.zayiflama.gen.tr

İlginizi Çekebilir: Yumurta Diyeti Listesi

Kuersetin

Kuersetin nedir diye merak ediyorsanız bu kimyasal pigment birçok bitkinin kabuğunda yaygın olarak bulunmakta olup hücre kültüründe yapılan araştırmalar kuersetinin belli tipteki kanser hücrelerine karşı çalışan özellikte bir pigment olduğunu göstermektedir.

Kuersetin Özellikleri

  • Kuersetin soğan, çay, elma kabuğu ve kırmızı şarapta bolca bulunmaktadır.
  • Niteliği itibari ile kimyasal bir pigmenttir.
  • Beslenmede en zengin antioksidanlardan birisi olarak kabul edilmektedir.
  • Başta yaşlanma ve serbest radikal hasarı olmak üzere pek çok konuda hücrelerin ihtiyaç duyduğu antioksidan bileşenini hücrelere sağlar.
  • Belirli tip kanser hücrelerine karşı çalışmaktadır.

Kuersetin Faydaları Nelerdir?

Kuersetin faydaları aşağıdaki gibidir:

Kalp Rahatsızlığı ve Kan Damarı Problemlerine İyi Gelir

Araştırmalar sonucunda kuersetinin başta kalp rahatsızlığının ve kalp rahatsızlığına bağlı olarak meydana gelen kan damarı problemlerine iyi gelen ve iyileştirici etkiye sahip olan bir bileşen olduğunu göstermektedir.

Alerjiyle Mücadele Eder

Özellikle bahar ve sonbahar aylarında hayatınızı kabusa çeviren alerjik krizlerinizin son bulmasını istiyorsanız kuersetin kullanabilirsiniz. Kuersetin alerjik reaksiyonlar ile başa çıkmanız konusunda size yardımcı olan bir bileşendir. Doğal bir antihistaminik ve anti inflamatuar olan kuersetin astım, cilt reaksiyonları, mevsim ve gıda alerjilerinin reaksiyonlarını düşürmede etkili olarak çalışacaktır.

Kronik Yorgunluğa İyi Gelir

İçerdiği yoğun antioksidan içeriği ile kendinizi gün içerisinde sürekli olarak yorgun ve halsiz hissetmemenizi sağlamak kuersetin yararları arasındadır. Kuersetin kendinizi gün içerisinde daha az yorgun ve daha fazla enerjik hissetmenize yardımcı olarak başta okul ve iş performansı olmak üzere pek çok alanda performansınızın ve verimliliğinizin artmasında size yardımcı olacaktır.

Yaşlanmanın İlerlemesini Yavaşlatır

Yaşlanma belirtileri ve yaşlanmanın ilerlemesi herkeste gerçekleşir ancak yetersiz beslenme, kimyasal toksinlere maruz kalma, stres, uyku eksikliği gibi durumlar oksidatif stresi tetiklemektedir. Oksidatif stresin etkilerinin azaltılması yaşlanma sürecinin yavaş bir şekilde ilerlemesini sağlayacaktır. Kuersetin oksidatif stresin etkilerini azaltarak yaşlanmanın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olmaktadır.

Enflamasyonu Düşürür

Antioksidan gibi davrandıkları için kuersetin zararlı hücre zarlarına, hücre mutasyonlarını arttıracak faaliyetlere, DNA’nın çalışma şeklini değiştirmeye karşı size koruma sağlamaktadır. Bu durumlara neden olarak serbest radikallerin vücutta zararlı parçalanmalarını durdurma konusunda sizlere yardımcı olmaktadır. Enflamasyon başta kalp hastalığı, otoimmün hastalıklar olmak üzere pek çok hastalığın kökünü oluşturduğu için kuersetin sizlerin enflamasyon nedeniyle kaynaklanan rahatsızlıklardan korunmanızı sağlayacaktır.

LDL Artışını Önler ve Kan Basıncını Düzenler

Kuersetin ne işe yarar diye merak ediyorsanız antioksidan özelliği ile vücudun LDL “kötü kolesterol” düzeyinde artışa maruz kalmasını önleyerek kan basıncının düzenlenmesini sağlamaktadır.

Ağrılarla Mücadele Eder

Kuersetinin faydaları arasında otoimmün koşullarla ilişkili ağrılar (artrit gibi) ve bunların yanı sıra solunum yolları ve prostat gibi enfeksiyonları azaltıcı etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Bazı çalışmalardan elde edilen veri ve bulguların ışığında enfeksiyon nedeniyle mesane ağrısı yaşan kişilerin kuersetin takviyesi alırken daha az semptoma rastladığını göstermektedir.

Dayanıklılığı Geliştirici Özelliğe Sahiptir

Kuersetin aynı zamanda bazı sporcu takviyelerine de eklenen bir pigmenttir. Kuersetinin bazı sporcu takviyelerine eklenmesinin nedeni kan akışında olumlu etkiye sahip olması nedeniyle dayanıklılık ve atletik performansı arttırma konusunda kullanıcılara fayda sağlamaktadır. Aynı zamanda egzersize bağlı olarak kas ve eklem dokularına besin ve oksijen taşıyan kan damarlarının sağlığını iyileştirmeye yardımcı olduğu için kuersetin antioksidan özelliği sayesinde fiziksel performansınızı arttırmada sizlere yardımcı olacaktır.

Bağışıklık Fonksiyonunu Arttırır

Kuersetin faydası olarak bağışıklık fonksiyonunu arttırmaya yardımcı olması ve böylelikle yorgunlukla birlikte ortaya çıkabilecek hastalıklara karşı duyarlılığı önlemesi yer almaktadır. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki, günde iki kez 500 mg quercetin alanlar ağır egzersiz periyodunun ardından oluşan solunum yolu enfeksiyonlarının gelişmesine karşı koruma sağladığı yönünde bulgular elde edilmiştir.

Kanserle Savaşır

Kuersetin antioksidan içeriği bakımından zengin olduğu için potansiyel bir kanser önleyicidir. Yapılan çalışmalar kuersetinin kanserli hücreler üzerinde benzersiz bir anti proliferatif etkiye sahip olduğunu ve potansiyel bir kanser önleyici olduğunu göstermektedir. Kuersetin tümörlerin büyümesi, hücre mutasyonu veya kemoterapi gibi kanser tedavileri ile ilgili ortaya çıkan semptomların durdurulmasına yardımcı olabilir. Kuersetin kanseri durdurmak için güvenilir bir tedavi yaklaşımı olarak veya doğal bir terapi olarak görülmektedir. Şuan için hayvanların kanserli hücreleri üzerinde yapıldığı için insan kanserli hücreleri üzerindeki etkilerinin spesifik olarak ortaya çıkarılabilmesi için daha fazla bilimsel araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Cilt Sağlığını Koruyucu Özellik Gösterir

Kuersetin kanser üzerindeki etkisinin yanı sıra aynı zamanda cildi foto sensitvite ve cildi dermatit hastalıklarının etkilerinden koruyucu özellik gösteren kimyasal bir pigmenttir. Kuersetin TNF, IL – 8 gibi pek çok pro enflamatuar sitokin salınmasını engelleyici özellik göstererek reçete ve diğer geleneksel tedavilerden fayda sağlayamayan insanlarda bile deri iltihaplanmasına bağlı olarak oluşan semptom ve belirtilerin durdurulmasına yardımcı olmaktadır.

Hangi Durumlarda Kuersetin Kullanımı Teşvik Edilmelidir?

Quercetin kullanımı genel olarak zengin antioksidan içeriği ile pek çok rahatsızlık ve hastalığa karşı koruma sağlamanızı, yaşlanma sürecinizi yavaşlatmanızı ve kronik yorgunlukla baş etmeniz gibi pek çok konuda sizlere fayda sağlayacaktır. Ancak bazı durumlarda kuersetin kullanımı özellikle teşvik edilebilir. Bu teşvik durumları aşağıdaki gibidir:

  • Yüksek kolesterol
  • İnsülin direnci ve diyabet rahatsızlığı
  • Ateroskleroz (Arterlerin sertleşmesi)
  • Dolaşım sorunları
  • Kalp rahatsızlıkları
  • Bilişsel eksiklik
  • Göz ile ilgili sorunlar (Katarakt da dahil olmak üzere)
  • Mide ülseri
  • Saman nezlesi
  • Alerji
  • Astım
  • Viral enfeksiyonlar
  • Gut
  • Kanser
  • Kronik yorgunluk ve halsizlik
  • Yumurtalık, mesane ve prostat iltihabı
  • Cilt rahatsızlıkları
  • Kronik prostat enfeksiyonu
  • Kanser

Bu durumlarda kuersetin kullanımı teşvik edilecektir. Kuersetinin faydaları bu kişiler için öncelik arz edecektir.

www.zayiflama.gen.tr


Murat Topoğlu Protelan Diyeti

Protelan yanında gelen beslenme programı 33 yıldır akupunktur ile binlerce kişinin kilo problemine çare olan ünlü doktor Murat Topoğlu tarafından hazırlanmıştır. Bu programa uyarak yapacağınız diyet ile fazla kiloların önüne geçmek mümkün olabilir. Uygulanacak olan program ve tüketeceğiniz Protelan ile zayıflama yolunda önemli adımlar atabileceksiniz. Hızlı ve etkili bir diyet olarak bilinen Protelan Diyeti ile hayal ettiğiniz kiloya ve görünüme ulaşmak için bir adım atmış olursunuz.

Unutmayın! bu diyeti Protelan olmadan denemeyin. Protelan olmadan bu diyeti uygulamak vücudunuzu yoracak ve halsiz düşürecektir. Murat Topoğlu diyeti Protelan içindeki vitaminmineral, protein ve amino asitleri aldığınız varsayılarak hazırlanmıştır.

Zayıflamak isteyen kişilerin verilen diyet kapsamında aynı zamanda bol su içmeleri ve imkanları varsa sporu veya günde 30-45 dk arası yürüyüşü ihmal etmemeleri gerekmektedir. Diyet yaparken en doğru yol sağlıklı şekilde zayıflamak ile olacaktır. Bunu göz önünde bulundurarak zayıflamak üzere şimdi harekete geçebilirsiniz. Günlük yürüyüş, egzersiz ve su içmeniz kilo vermenizi hızlandırmayı sağlayacaktır. Kendinizi aç hissetmeniz durumunda listede yoksa bile yağsız olmak üzere salata tüketmeniz uygundur. Gün içinde şekersiz olmak kaydıyla tüm sıcak içecekler serbesttir (2si bir arada hazır içecekler hariç).

Dr. Murat Topoğlu tarafından hazırlanan diyet listesi nin tamamı için Protelan beslenme programı sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Örnek 3 günlük Program;

Protelan Diyeti

1. Hafta 1. Gün (Pazartesi)

1. Gün Sabah Kahvaltı

1 paket Protelan 1 bardak yarım yağlı (%1,5) 250 ml. süte ya da 250 gr. yoğurda ( bir küçük kase ) karıştırılarak tüketilir. Yanında başka bir şey yenmemelidir. İsteğinize göre sütünüzü ılık veya buzlu olarak hazırlayabilir, 1 çay kaşığı tarçın, kakao veya toz kahve ekleyebilirsiniz. Süzme yoğurt tercih edilebilir. Yoğurt ile hazırlanan Protelan içine sumak, dereotu, maydanoz, pul biber katabileceğiniz gibi salatalıkta doğrayabilirsiniz.

Protelan Süt Yoğurt
Protelan Süt Yoğurt

1. Gün Öğlen

150 gr. tavuk, balık ya da kırmızı et haşlama buğulama, ızgara ya da yağsız tavada az suyla ızgara şeklinde pişirilmelidir. Etin yanında başka bir şey yenmemelidir.

Et Tavuk Balık
Et Tavuk Balık

1. Gün Akşam

1 paket Protelan 1 bardak yarım yağlı (%1,5) 250 ml. süte ya da 250 gr. yoğurda ( bir küçük kase ) karıştırılarak tüketilir. Yanında başka bir şey yenmemelidir. İsteğinize göre sütünüzü ılık veya buzlu olarak hazırlayabilir, 1 çay kaşığı tarçın, kakao veya toz kahve ekleyebilirsiniz. Süzme yoğurt tercih edilebilir. Yoğurt ile hazırlanan Protelan içine sumak, dereotu, maydanoz, pul biber katabileceğiniz gibi salatalıkta doğrayabilirsiniz.

Protelan Süt Yoğurt
Protelan Süt Yoğurt

1. Gün Ara Öğün

Ara öğün yoktur. Kendinizi halsiz ve aç hissetmeniz durumunda cacık yapıp içebilirsiniz. Canınız dayanılmayacak kadar tatlı çekerse 2 medine hurmasını sakız gibi çiğneyerek yiyebilirsiniz. Gün içinde mutlaka 2.5-3 litre su tüketilmelidir.

1. Hafta 2. Gün (Salı)

2. Gün Sabah Kahvaltı

1 paket Protelan 1 bardak yarım yağlı (%1,5) 250 ml. süte ya da 250 gr. yoğurda ( bir küçük kase ) karıştırılarak tüketilir. Yanında başka bir şey yenmemelidir. İsteğinize göre sütünüzü ılık veya buzlu olarak hazırlayabilir, 1 çay kaşığı tarçın, kakao veya toz kahve ekleyebilirsiniz. Süzme yoğurt tercih edilebilir. Yoğurt ile hazırlanan Protelan içine sumak, dereotu, maydanoz, pul biber katabileceğiniz gibi salatalıkta doğrayabilirsiniz.

Protelan Süt Yoğurt
Protelan Süt Yoğurt

2. Gün Öğlen

150 gr. tavuk, balık ya da kırmızı et haşlama buğulama, ızgara ya da yağsız tavada az suyla ızgara şeklinde pişirilmelidir. Etin yanında başka bir şey yenmemelidir.

Et Tavuk Balık
Et Tavuk Balık

2. Gün Akşam

1 paket Protelan 1 bardak yarım yağlı (%1,5) 250 ml. süte ya da 250 gr. yoğurda ( bir küçük kase ) karıştırılarak tüketilir. Yanında başka bir şey yenmemelidir. İsteğinize göre sütünüzü ılık veya buzlu olarak hazırlayabilir, 1 çay kaşığı tarçın, kakao veya toz kahve ekleyebilirsiniz. Süzme yoğurt tercih edilebilir. Yoğurt ile hazırlanan Protelan içine sumak, dereotu, maydanoz, pul biber katabileceğiniz gibi salatalıkta doğrayabilirsiniz.

Protelan Süt Yoğurt
Protelan Süt Yoğurt

2. Gün Ara Öğün

Ara öğün yoktur. Kendinizi halsiz ve aç hissetmeniz durumunda cacık yapıp içebilirsiniz. Canınız dayanılmayacak kadar tatlı çekerse 2 medine hurmasını sakız gibi çiğneyerek yiyebilirsiniz. Gün içinde mutlaka 2.5-3 litre su tüketilmelidir.

1. Hafta 3. Gün (Çarşamba)

3. Gün Sabah

1 paket Protelan 1 bardak yarım yağlı (%1,5) 250 ml. süte ya da 250 gr. yoğurda ( bir küçük kase ) karıştırılarak tüketilir. Yanında başka bir şey yenmemelidir. İsteğinize göre sütünüzü ılık veya buzlu olarak hazırlayabilir, 1 çay kaşığı tarçın, kakao veya toz kahve ekleyebilirsiniz. Süzme yoğurt tercih edilebilir. Yoğurt ile hazırlanan Protelan içine sumak, dereotu, maydanoz, pul biber katabileceğiniz gibi salatalıkta doğrayabilirsiniz.

Protelan Süt Yoğurt
Protelan Süt Yoğurt

3. Gün Öğlen

150 gr. tavuk, balık ya da kırmızı et haşlama buğulama, ızgara ya da yağsız tavada az suyla ızgara şeklinde pişirilmelidir. Etin yanında küçük bir kase salata yenilebilir.

Et Tavuk Balık
Et Tavuk Balık

3. Gün Akşam

150 gr. tavuk, balık ya da kırmızı et haşlama buğulama, ızgara ya da yağsız tavada az suyla ızgara şeklinde pişirilmelidir. Etin yanında küçük bir kase salata yenilebilir.

Et Tavuk Balık
Et Tavuk Balık

3. Gün Ara Öğün

Saat 16:00’da mevsim meyvelerinden 1 adet (elma, armut, portakal, greyfurt, muz vb. gibi) tercih edebilirsiniz. Gün içinde mutlaka 2.5-3 litre su tüketilmelidir. Tüm sıcak içecekler şekersiz olacak şekilde sınırsız içilebilir. Tatlandırıcı kullanabilirsiniz. İmkanınız varsa 30-60 dk arasında tempolu yürüyüş tavsiye etmekteyiz

Yukarıda verilen listeye Protelan ile uyulduğunda kilo vermek mümkün olabilmektedir. Murat Topoğlu diyeti ile kısa sürede zayıflamak, enerjik kalarak kilo vermek sağlanmış olacak.

kaynak: www.zayiflama.gen.tr

Omega 7 Nedir? Nelerde Bulunur? Omega 7’nin Faydaları

Omega 7 diğer adıyla Palmitoleik asit, tekli doymamış ve esansiyel olmayan yağ asididir. Çok uzun süredir özellikle uzak doğuda bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılan Omega 7’nin en iyi kaynağı yabani kır iğdesidir. Ayrıca derinin üst seviyelerinde de yer alan Omega 7 esansiyel olmadığı için diğer bilindik omegalar gibi dışardan alınması zorunlu değildir. Omega 7, tekli doymamış yağ asidir ve 7 karbon atomu vardır. Bilinirliği diğer popüler ve bir çok kişi tarafından bilinen Omega 3Omega 6 ve Omega 9 yağlara göre daha azdır. Doğada en çok Seabucthorn adlı yabani kır iğdesinde ve Avustralya menşei olan Makedamya fındığında bulunur. Kır iğdesi yağında %32-42 oranında Omega 7 vardır.

Omega 7’nin Faydaları

Genel olarak Omega 7’nin aşağıdaki faydaları bulunmaktadır.

  • Sağlıklı kilo kaybı üzerinde olumlu bir etkisi vardır.
  • Bağırsak hareketlerini destekler.
  • Sağlıklı hücreleri besler.
  • Sindirim sistemini destekler.
  • Antioksidan özelliklere sahiptir.
  • Yağ ve kan şekeri metabolizmasını düzenler.
  • İnsülin direncini azaltmayı destekler.
  • Vücudun C reaktif proteinini azaltmaya yardımcı olur. Bu da Enflamasyonun azalmasına neden olur.
  • HDL’yi (İyi kolesterol) arttırırken LDL(Kötü kolesterol) ve Trigliserid düşmesine yardımcı olur.

Cilt Sağlığı

Karaciğerde, yağ dokusunda ve cildimizin altında Omega 7 vardır. Vücudun kolejen üretimini artırarak, seneler içinde esnekliğini kaybeden cildin kırışmasını engelliyor. Hollywood artistlerinin yüzlerini güzelleştirmek için bu yağı kullandığı bilinmektedir. Ayrıca yanık, sivilce dermatit ve cilt kuruluğuda yabani iğde özünden hazırlanmış ilaç ve kremlerde dermatolojik olarak kullanılmaktadır. Cilt ve dudaklar için eşsiz bir besin kaynağıdır. Saç ve tırnak sağlığı açısından da çok etkili olan bu yağ cildi gençleştirir.

İltihablara Karşı

Omega 7 son 5 yıla kadar çok bilinen bir yağ asidi değildi. Omega 7 hakkında 50’den fazla bilimsel araştırma Özellikle Harvard ve Cleveland Kliniklerinde birçok araştırma yapılmıştır. Clevelend kiniğinde yapılan randomize çift körleme bir çalışmada 30 gün kullanıldığında vücudumuzdaki iltihaba neden olan CRP (c-reaktif Protein) ni %44 oranda azalttığı tespit edildiği gösterilmiştir. Dolayısıyla Şeker hastalığı ve kalp hastalıklarında gelişebilecek iltihaplanmanın önüne geçer.

Obezite ve İnsülin Direnci

Yapılan bilimsel çalışmalarda obezite ve insülin direncini düşürmede karaciğer yağlanmasında, ateroskleroz (Damar sertliği), bağışıklık sisteminde ve metabolik hastalıklarda oldukça yüz güldürücü sonuçlar alınmıştır. Yine vücudumuzda yeni yağ oluşumunu azaltırken yağ yakımını da hızlandırdığı tespit edilmiştir. Vücuttaki glikoz dediğimiz şekerin atılmasını artırdığı, Pankreasta bulunan ve insülin salgılayan Beta hücreleri korumaktadır. Dolayısıyla Omega 7 insülin salgısını düzenler diyebiliriz. Araştırmacılar farelerde ince bağırsaklarda biriktiği ve dolgunluk hissi yapan CCK (Kolesistokinin) seviyesini yükseltmiştir. Kolesistokinin tokluk hormonlarından biridir. Dolayısıyla şişmanlıkta etkilidir. Ayrıca iştah azaltıcıdır (baskılayıcıdır). Yağ dokularında antioksidan özelliği vardır. Metabolik sendromunu azaltır. İnsülin direncini de %13,8 oranda düşürdüğü açıklandı. Sağlıklı kilo kaybı üzerinde olumlu bir etkisi vardır

Kalp ve Damar Sağlığı

Omega 7’nin insan vücudundaki iyi kolesterol olan HDL yi artırdığı; Kolesterol, LDL ve Trigliserid lerin seviyelerini %19 oranda düşürdüğü saptanmıştır. Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalardan birini aşağıdaki adreste bulabilirsiniz.

https://clinicaltrials.gov/ct2/show/NCT03372733

Ayrıca kan pıhtılaşmasını geciktirerek inme değimiz beyin kan damarlarında pıhtılaşmayı önler. Tansiyonun düşmesini sağlar.

Göz Sağlığı

Omega 7’nin vücudumuzdaki mukoza zarlarına etkili olduğu bunları koruduğu bulunmuştur. Dolayısıyla 50 yaşından sonra sıkça görülen göz kuruluğuna oldukça etkilidir diyebiliriz. Gözyaşını artırıcı özelliği vardır. Halk arasında göz tansiyonu ve karasu adlarıyla bilinen glokomada iyi gelir.

Miğde ve Bağırsak Sağlığı

Omega yağları mide ve bağırsak ülserlerine de oldukça iyi gelmektedir. Mide ve bağırsak hareketlerini düzenler. Kabızlığa oldukça yardımcıdır. Reflüye iyi gelir. Zayıflama döneminde yaşanan kabızlığa karşı kullananlarda vardır.

Omega 7 Nelerde Bulunur?

Omega 7 en çok aşağıdaki besin maddelerinde bulunmaktadır.

  • Kır iğdesi yağı
  • Makademiya fındığı
  • Tuna ve somon balığı
  • Kaşar peyniri
  • Avokado
  • Tereyağı
  • Hindistan cevizi
  • Tereyağı
  • Zeytinyağı
  • Tam yağlı süt
  • Yumurta
  • Yoğurt
  • Karaciğer
  • Ançüez

Örnek Bilimsel Çalışma

Omega 7 hakkında yapılmış bir çok bilimsel çalışma mevcuttur. Aşağıda örnek bir çalışmanın detaylarını bulabilirsiniz.

Palmitoleik asidin immün ve metabolik etkileri konusunda mevcut 40’tan fazla çalışmayı analiz eden kapsamlı çalışmalarda , anti-enflamatuar, metabolik ve diğer sağlık yararlarına sahip olabileceğini düşündürmektedir. Derleme yakın zamanda Moleküler Beslenme ve Gıda Araştırmaları dergisinde yayımlandı.

Palmitoleik asit – bir omega-7 yağ asidi – macadamia fıstığı ( Macadamia integrifolia ) ve yağın yanı sıra deniz topalak ( Hippophae rhamnoides ) yağından elde edilebilen bir tekli doymamış yağ asididir . Ek olarak, birçok balık ve balık yağı, kayda değer miktarda palmitoleik asit içerir. Palmitoleik asit bir lipokin gibi davranır ve vücudun dokularında çeşitli metabolik süreçleri düzenler.

Bu çalışmada, araştırmacılar, özellikle palmitoleik asidin immün ve metabolik etkilerini araştıran hücre kültürü, hayvan modeli ve insan çalışmalarından elde edilen sonuçları analiz etmeye çalıştı. Derlemenin nihai amacı, palmitoleik asidin obezite, insülin direnci, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) ve ateroskleroz ile ilgili immün ve metabolik faktörler üzerindeki potansiyel olumlu etkilerini belirlemekti. İnceleme yazarlarına göre, mevcut araştırmalar palmitoleik asidin, kemirgenlerde tüm vücut glukoz bertarafını arttırma, yüksek yağla beslenen ve diyabetik farelerde karaciğer steatozunu hafifletme, pankreas β hücrelerini palmitik asit tarafından indüklenen ölümden korumak, hayvanlar ve farelerde ve insanlarda dolaşımdaki lipit profilini iyileştirir.

Bununla birlikte, yazarlar, diyet yağ asitlerinin metabolik ve immün tepkileri modüle edebilmesine rağmen, palmitoleik asidin insan çalışmalarındaki etkilerinin belirsiz kaldığına dikkat çekti. “ İn vitro ve hayvan müdahale çalışmalarındaki faydalı etkiler , palmitoleik asidin, obezitenin ve diğer genel koşulların bazı özelliklerini kontrol etmek için farmakolojik olmayan bir alternatif olabileceğini gösterir” ancak ek insan araştırmalarına ihtiyaç olduğu sonucuna varmıştır.

“İnsan verileri tutarsız ve klinik çalışmaya ihtiyaç olsa da, hücre kültürü ve hayvanlarda yapılan araştırmalar palmitoleik asidin pek çok olumlu etkisi olduğunu gösteriyor” dedi. Omega-3 küresel beslenme eğitimi müdürü Gretchen Vannice ortak yazar malzemeler tedarikçisi AlaskOmega (Coshocton, OH); Camila Souza, PhD, São Paulo Üniversitesi; ve Philip Calder, Doktora, Southampton Üniversitesi.

“Bu az bilinen yağ asidi merak uyandırıcı,” diye ekledi Vannice, “insülin işlevini iyileştirdiği ve hayvanlarda iltihabı ve yağlı karaciğeri azalttığı gösterilmiştir. Palmitoleik asit üzerine yapılan araştırmalara katkıda bulunmaktan heyecan duyuyoruz. ”

Kaynak: www.zayiflama.gen.tr

Şeyda Coşkun Diyeti

Şeyda Coşkun diyeti, birçok ünlünün kısa sürede sonuç aldığı ve büyük kilolar verdiği bir listedir. Sizde bu listeyi 6 gün uygulayarak kendinizdeki değişimi görebilirsiniz. Şeyda Coşkun diyeti birçok kişinin diyeti birebir uygulayarak kısa sürede, sağlıklı bir şekilde kilo verdikleri bir diyettir. Bundan dolayı fazla kilolarınız varsa bu diyeti uygulayarak sağlıklı ve hızlı bir şekilde kilo verme yolculuğunuza başlayabilirsiniz.

Şeyda Coşkun Diyeti Nedir?

Kısa bir sürede zayıflayan ünlülere bakarak Şeyda Coşkun diyeti nedir diye merak edebilirsiniz. Şeyda Coşkun diyeti her şeyden önce hızlı kilo vermeyi amaçlayan bir diyettir. Şeyda Coşkun diyetle birlikte sporu da önermekte bununla beraber listede daha çok metabolizma hızlandırıcı besinler bulundurmaya özen gösteriyor. Genel olarak 6 gün süren diyet listesi, detoks özelliği göstererek vücuttan ödem atmaya yardımcı oluyor.

Şeyda Coşkun diyetinin maksimum düzeyde fayda sağlamasını istiyorsanız, her gün mutlaka ortalama 1 saat yürüyüş yapmalı, 2 kupa yeşil çay içmeli ve uyumadan önce de melisa çayı ya da papatya çayı içmelisiniz.

Şeyda Coşkun Diyeti Nasıl Uygulanır?

Her şeyden önce Şeyda Coşkun diyetinden fayda sağlamak istiyorsanız, diyet listesini belirlenen saatlerde mutlaka birebir uygulamalısınız. Peki, Şeyda Coşkun diyeti nasıl uygulanır?

Şeyda Coşkun diyeti uygularken liste dışına çıkmamak, tatlı kaçamaklar yapmamak son derece önemlidir. Diyet uygularken kan gruplarına da bakılmaktadır. Kan gruplarına göre besinler öneren Coşkun bunun oldukça yararlı olduğunu dile getirmektedir.

Şeyda Coşkun diyeti uygularken haftanın en az beş gün en az bir saat yürüyüş yapmanızda şart. Bununla birlikte farklı bir spor yapmak istiyorsanız, biraz kilo verdikten sonra dilediğiniz spora başlayabilirsiniz. Aynı zamanda her sabah aç karınla tartılmakta bu işin sırrı.

Şeyda Coşkun Diyetinin Zararları

Şeyda Coşkun diyeti herkesin bildiği gibi hızlı kilo verdiren diyetlerden oluşmaktadır. Fakat hızlı kilo vermek birçok kişinin tercih ettiği bir yol olsa da zararları vardır. Dolayısıyla Şeyda Coşkun diyetinin zararları da bulunmaktadır.

Hızlı kilo vermek bilindiği üzere sonrasında tekrar hızlı kilo almaya neden olabilir. Bundan dolayı amaç hızlı kilo vermek değil sağlıklı bir şekilde kilo vermek olmalıdır. Hızlı kilo veren kişiler bir süre sonra tekrar eski kilolarına dönmemek için hayatlarında bazı şeyleri değiştirmek gerekir. Örneğin, düzenli olarak spor yapılmalı, şeker tüketimi, karbonhidrat tüketimi sınırlandırılmalıdır. Bununla birlikte metabolizma hızlandırıcı besinler tüketilmeye dikkat edilmelidir.

Hızlı kilo vermek özellikle kadınların bacak ve karın bölgelerinde hatta göğüs bölgelerinde çatlaklara neden olabilir. Bundan dolayı mutlaka kontrollü bir şekilde kilo vermeli, spor yapmayı ihmal etmemelisiniz.

Şeyda Coşkun Diyeti Yorumları

Şeyda Coşkun genellikle ünlülere yaşam koçluğu yapan ve zayıflatan bir kişidir. Son zamanlarda diyet listelerine erişmek kolaylaşmıştır. Şeyda Coşkun diyeti yorumlarına bakacak olursak, birçok olumlu yorum kadar olumsuz yorumlar olduğunu da görmekteyiz.

Hadise, Gülşen, Hülya Avşar gibi pek çok ünlü isme yaşam koçluğu yapan ve zayıflatan Şeyda Coşkun, son zamanlarda sunucu Özge Uzun’a verdirdiği kilolar ile gündemde. Sunucuya 2 ayda tam yirmi kilo verdiren Coşkun diyeti ile ilgili yorumlarda bu sayede arttı. Bundan dolayı ünlü yaşam koçu ile ilgili olumlu yorumların fazlalığını görebiliriz. Özellikle ünlü isimler gördüğümüz kadarıyla Şeyda Coşkun ile kilo vermekten gayet memnun. Özellikle Özge Uzun şimdiye kadar en fazla 10 kilo verebildiğini hayatında ilk defa bu kadar fazla kilo verebildiğini söylüyor.

Şeyda Coşkun Diyetinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Şeyda Coşkun diyetinde her şeyden önce diyet listesine sadık kalmaya, kaçamaklar yapmamaya özen gösterilmelidir. Öncelikle lokmalarınızı küçültmek ve yavaş yavaş çiğnemek her diyette olduğu gibi bu diyette de önemlidir.

Coşkun, yemek yerken yalnızca yemek yenmesini, tv izlenmemesi, kitap ya da gazete okunmamasını önermektedir. Özellikle porsiyonlar mutlaka küçültülmelidir. Akşam yemeklerinden sonra meyve dahil atıştırmalık yapmaktan uzak durmalı, uyuyana kadar başka bir şey yememelisiniz.

Bol su içmeyi bir yaşam stili haline getirmeli, kilonuzla orantılı olarak her gün en az 2 litre su tüketmelisiniz.

Kendi evinizde ve özellikle davetlerde tatlı, şeker ve börek, poğaça gibi yiyecekler tüketmekten kaçınmalısınız. Salata tüketirken içerisine ekstra kalori girecek soslardan uzak durmalısınız. Alkol ve asitli içecekleri hayatınızdan mutlaka çıkarmalısınız. Şeyda uzun diyetinde dikkat edilmesi gerekenlere dikkat ederek sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz.

Şeyda Coşkun Diyet Listesi

Şeyda Coşkuna ait birçok diyet listesi bulunmaktadır. Bunlardan kendinize en uygun olanı seçebilirsiniz. fakat en çok tercih edilen listelerin başında 6 gün diyeti vardır.  Şeyda Coşkun 6 gün diyet listesi şu şekildedir;

1. Gün Diyet Listesi

Sabah kahvaltısı,3 kaşık kara buğdayı haşlayın ve üzerine bir orta boy soyulmuş elmayı dilimleyerek ekleyin. Bir çay kaşığı tarçın ile kahvaltıda tüketebilirsiniz.

Öğle; Sabah kahvaltısında tükettiğinizin aynısını öğlende tüketebilirsiniz.

Ara Öğün; yağ yakıcı çay ve bir adet orta boy ya da iki adet küçük boy salatalık

Akşam; Sabah kahvaltısında ve öğle yemeğinde tüketilen karabuğday ve elma karışımının aynısı uygulanır.

2. Gün Diyet Listesi

Sabah kahvaltısı; Bir adet yumurtanın yalnızca beyazı ile yapılan omlet

Öğle; Izgarada balık. (Yanında herhangi bir içecek, yeşillik, salata, ekmek bulunmayacaktır.)

Ara Öğün; metabolizma hızlandırıcı çay ve 3 dilim hindi füme

Akşam; Izgarada hindi göğsü.

Ara öğün; 2 yemek kaşığı light yoğurt (Talebe göre keten tohumu eklenebilir.)

3. Gün Diyet Listesi

Sabah kahvaltısı; zencefil ve limonlu su ve yanında detoks içeceği (İçerisinde salatalık, elma, maydanoz, kabuksuz limon ve zencefil bulunmaktadır.)

Ara öğün; Alkali su

Öğle; Detoks Çorbası (Soğan, enginar, dereotu, kabak ve pancarı haşlayıp blendırdan geçirdikten sonra su ile karıştırın çorba kıvamına getirip bir kase tüketin)

Ara öğün; yeşil çay ve yarım greyfurt ve bir muzu blendırdan geçirip tüketin

Akşam; arınma çorbası (Çorba içerisinde kuşkonmaz, maydanoz, brokoli ve ıspanağı blendırdan geçirip çorba kıvamına getirin)

Ara öğün; zencefil çayı

4. Gün Diyet Listesi

Sabah; lorlu domates çorbası

Ara öğün; yeşil çay

Öğle; bir porsiyon adana dürüm

Ara öğün; fırında ayva

Akşam; bol yeşillikli salata, bir porsiyon zeytinyağlı bamya

Ara öğün; 3 yemek kaşığı çörek otlu lor peyniri

5. Gün Diyet Listesi

Sabah kahvaltısı; bir porsiyon meyve salatası

Öğle; bir porsiyon kabak salatası

Akşam; köz patlıcan (1 patlıcan, 3 brokoli, bir yaprak marul, bir kırmızı biber, bir yeşil biber, maydanoz, limon, tuz, karabiber)

6. Gün Diyet Listesi

Sabah kahvaltısı; bir porsiyon yağsız menemen

Ara öğün; sade Türk kahvesi

Öğle; mercimekli pazı dolması

Ara öğün; 8 adet erik, pembe limonata (Civan perçemi, mısır püskülü ve zencefili kaynak suda 2 dakika kaynatın. Altını kapattıktan sonra yaklaşık olarak 20 dakika bekletin. Daha sonra suyunu süzün ve karışıma çilek ve limon suyu ekleyerek blenderden geçirin).

Şeyda Coşkun diyet listesi uygularken, mutlaka öğünlerin içeriğine dikkat edilmeli ve birebir uygulanmaya çalışılmalıdır. Böylece kısa bir sürede diyetten maksimum oranda sonuç elde etmeniz mümkün olacaktır.

Şeyda Coşkun Kimdir?

Şeyda Coşkun Diyeti | 19 Ağustos 2020

Bu diyeti uygulayan birçok kişinin merak ettiği sorulardan biri, Şeyda Coşkun kimdir? Şeyda Coşkun, Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi mezunudur. 1976 Ankara doğumlu olan Coşkun, aslında Mehmet Ali Erbil’in eski eşi olan Tuğba Coşkun’un ablası olarak tanınmaya başlamıştır. Spor Bilimi mezunu olan Şeyda Coşkun’un asıl mesleği diyetisyenlik değildir. Fakat Coşkun, Hacettepe Üniversitesinde beslenme seminerlerine katılmış ve daha sonra beslenme üzerine master yapmıştır. Böylece spor ile beslenmeyi hayatında birleştirerek yaşam koçluğu yapmaya başlamıştır. Kardeşi Tuğba Coşkun’un fazla olan doğum kilolarını hızlı verdirerek gündeme geldi ve kısa bir sürede tanındı.

İlginizi Çekebilir: Taylan Kümeli Diyeti

Kaynak: ww.zayiflama.gen.tr

Omega 6

Omega 6 Nedir?

Omega-6, yağları vücut için önemli bir enerji kaynağı olan esansiyel yağlardır. Özellikle Akdeniz ve Avrupa ülkelerinin günlük besin düzeninde tükettikleri yiyecekler ile bolca aldığı bir besin kaynağıdır. Omega-6 yağ asitleri çoklu doymamış yağ asitleridir (PUFA). Omega-6 yağ asitleri çok farklı kullanım alanlarında farklı faydaları olsa da bilim adamlarının kanıtladığı en önemli faydası oro-6 yağlı asit olan araşidonik asitin bebeğin gelişimini iyileştirmesidir. Ayrıca omega-6 yağ asitleri, kalp hastalığı riskini azaltmak, kolesterol seviyelerini dengelemek, kötü kolesterol olan LDL’yi düşürüp, iyi kolesterol olan HDL’yi yükseltmeye yardımcıdır. Kanser riskini azaltmayada yardım eder. Omega-6 yağ asitleri omega 11 gibi pek bilinmeyen bir omega yağ asididir. Omega-6 hakkında yapılan bilimsel araştırmaların çoğu omega-6 içeren bitkisel yağların incelemelerinden kaynaklanmaktadır.

Omega 6 yağ asidi çeşitleri

Omega 3 yağ asitleri gibi omega-6 yağ asitleri de çoklu doymamış yağ asitleridir. Tek fark, son çift bağın, yağlı asit molekülünün omega ucundan altı karbon olmasıdır. Omega-6 yağ asitleri de gereklidir, bu nedenle bunları günlük beslenmenizde almanız gerekir. Omega-6 öncelikle enerji için kullanılır. En yaygın omega-6 yağı, arakidonik asit (ARA) gibi daha uzun omega-6 yağlarına dönüştürülebilen linoleik asittir. EPA gibi, ARA eikosanoidler üretmek için kullanılır. Bununla birlikte, ARA tarafından üretilen eikosanoidler daha fazla inflamatuardır.

  • Linoleik asit (LA),
  • Araşidonik (AA)

Pro-inflamatuar eikosanoidler bağışıklık sisteminde önemli kimyasallardır. Bununla birlikte, çok fazla üretildiğinde, iltihap ve inflamatuar hastalığı artırabilirler. Beslenme düzenine göre önerilen omega-6, omega-3 yağ asitleri oranı 4:1 ya da daha azdır. Bununla birlikte Akdeniz ve Avrupa ülkelerinde bu oran 10: 1 ile 50: 1 arasındadır. Bununla birlikte, bazı omega-6 yağ asitleri, kronik hastalık semptomlarının tedavisinde yarar göstermektedir.

Gama-linolenik asit (GLA), çuha çiçeği yağı ve hodan yağı gibi bazı yağlarda bulunan bir omega-6 yağ asididir. Tüketildiği zaman, çoğu dihomo-gama-linolenik asit (DGLA) olarak adlandırılan başka bir yağ asidine dönüştürülür. Bir çalışma, yüksek dozda GLA takviyesi almanın romatoid artritin bir takım semptomlarını önemli ölçüde azalttığını göstermiştir.

Bir başka ilginç çalışma, meme kanseri ilacına ek olarak GLA takviyelerinin alınmasının, meme kanserinin tedavisinde yalnızca ilaca kıyasla daha etkili olduğunu bulmuştur (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/10699943).

Konjuge linoleik asit (CLA), bazı sağlık yararları olan başka bir form olan omega-6 yağdır. Örneğin, büyük bir çalışmada günde 3.2 gram CLA takviyesinin alınmasının insanlarda vücut yağ kütlesini etkili bir şekilde azalttığı bulunmuştur (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17490954).

Vücutta Linoleik Asit; Gamma -Linolenik asitlerine dönüşür. Hepsi Omega-6 yağ asitleridir. Aynı zamanda esansiyeldir. (Vücutta üretilmezler; dışarıdan alınması gereklidir.) Linoleik asit normal beyin fonksiyonlarını ve vücudun büyümesini ve gelişimini düzenler. Hem omega-6 hem de omega-3 yağ asitleri hücre zarlarının önemli yapısal bileşenleridir.

Omega-6’nın Faydaları

Bebeklerde Zihinsel Gelişimin

Aramikonik asidin (bir omega-6 yağ asiti) bebek formülüne eklenmesi, 18 aya kadar olan bebeklerde zihinsel gelişmeyi veya büyümeyi arttırdığı görünmemektedir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

Erken araştırmalar, omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin 3-6 ay boyunca günde iki kez alınmasının, çoğu çocukta DEHB belirtilerini iyileştirmediğini düşündürmektedir.

Göz Kapağı Şişmesi

Erken araştırmalar, göz kapaklarının temizlenmesi, yağ bezlerinin tıkanması ve göz kapağı şişmesi ile 180 gün boyunca günde bir kez omega-6 yağ asitleri içeren özel bir ürün (Medilar Fidia Oftal Bausch & Laomb Pharmaceuticals) almanın önerildiğini göstermektedir. Göz kapağı içinde yağ bezleri ile ilgili bir sorun nedeniyle bir göz kapağı şişmesi olan kişilerde.

Gelişimsel Koordinasyon Bozukluğu

Erken araştırmalar, 3 ay boyunca omega-6 ve omega-3 yağ asitlerinin bir arada kullanılmasının okuma, yazım ve davranışları geliştirebileceğini, ancak DCD’li çocuklarda koordinasyon veya hareket etmeyebileceğini düşündürmektedir.

  • Kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürmeye yardımcı olur.
  • İyi kolesterol (HDL) seviyelerini arttırmaya yardımcı olur.
  • Saçların ve derinin sağlıklı büyümesine yardımcı olur.
  • Metabolizmayı düzenler.
  • Sağlıklı kemiklerin oluşumuna yardımcı olur.
  • Sağlıklı üreme sistemini korur.
  • Kalp ve Damar hastalıkların riskini azaltabilir.

Omega 6 Nelerde Bulunur?

Omega-6 yağ asitleri, hodan yağı mısır, çuha çiçeği tohumu, aspir, soya fasulyesi yağları da dahil olmak üzere bazı bitkisel yağlarda bulunur. Siyah frenk üzümü tohumu, hodan tohumu ve akşam çuha çiçeği yağları türlerinde omega-6 yağ asitleri bulunur. Hodan yağı (Y linolenik asit (GLA) bakımından zengindir.) Ayrıca; et ve yumurtada da bulunur.

Omega 6’nın diğer bilimsel isimleri; Acides Gras Essentiels N-6, Acides Gras Oméga-6, Acides Gras Omégas 6, Acides Gras Polyinsaturés, Acidos Grasos Omega-6 , AGE, AGPI, Huiles d’Oméga 6, N-6, N-6 EFA’lar, N-6 Esansiyel Yağ Asitleri, Omega-6, Omega-6 Çoklu doymamış Yağ Asitleri, Omega-6 Yağları, Çoklu doymamış Yağ Asitleri, PUFA’lar.

zayıflama ve diyet listesi

kaynak: https://www.zayiflama.gen.tr/

Omega 5

Omega 5 Nedir?

Omega 5, nar çekirdeğinin içinde bulunan bir Omega yağ asididir. Nar Türkiye, İran, Irak, Akdeniz ülkeleri, Kuzey Hindistan, Çin ve Himalayalarda yetişen bir meyvedir  ve geçmişi milattan 3000 yıl öncesine kadar dayanır. Nar’ın %55-75 nar suyu;% 25-15’i nar çekirdeğidir Nar çekirdeğinin de %12- 20 si yağdan oluşur. Ayrıca B5, C vitaminleri, fito östrojen, ellagic asit polifenoller, fitosteroller, potasyum ve magnezyum vardır. Omega 5, nar çekirdeği yağında %65 oranında yer alır. Nar hemen hemen 1000’lerce yıldır tüm Dünya’da yetişebilen bir meyvedir. Uzun ömrün meyvesidir.

Omega 5 çoklu doymamış yağ (PUFA=Poly Unsaturated Fatty Acid) asididir. En yaygın Omaga 5 asitleri, Myristoleik Asit (MA) ve Punisik Asit (PA)’dir. Ayrıca Konjuge Linolenik asit olduğu bilinmektedir. Güçlü bir antioksidandır. Asit olmayan yağ asididir. Michigan Üniversitesinde yapılan bir çalışmada Omega 5’in cildin yenilemesi tespit edilmiştir. Derideki keratinosit hücrelerinin çoğalmasını sağlar. İnsan sağlığına oldukça faydalıdır.

Omega 5’in Faydaları?

Kansere Karşı Etkisi

Özelikle östrojene duyarlı göğüs kanserlerini önleyicidir. Yapılan bilimsel çalışmalar göğüs kanser hücrelerinin %86-91ölmesini sağlıyor. Göğüs kanserlerinde %90 oranında MCF-7 nin inhibisyonu(engellemesi) nu sağlıyor. Bir başka deyişle göğüs kanserlerinde kullanılan Tamoksifen gibi etki gösteriyor. Ayrıca Prostat, kalın bağırsak ve pankreas kanserlerinde de oldukça etkili savaşçıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

İltihap Önleme

Vücut iltihaplarında çok önemli bir rol alan 5-lipoksigenase’ı önler. Dolayısıyla dizde, belde artroz dediğimiz kireçlenme ağrılarına iyi gelir. Nar çekirdeğinin içinde oldukça fazla flavanoid vardır. Romatoid arterite de iyi gelir.

Yaşlanmaya Karşı Etkisi

Deriyi nemlendirir. Yaşlanmayı geciktirir. Deri altı toksinlerini azaltır. Derinin incelmesini ve sarkmasını önler. Güneş ultraviyole (UVA ve UVB) ışınlarının hasarlarını önler. Deri altı kolejinin artmasını sağlar. DNA yapısını onarır. Deri hücrelerini onarıp güçlendirir. Derideki kaşıntı ve kızarıklığı azaltır. Egzamada oldukça etkilidir. Cildi nemlendirir. Elastikiyetini artırır. Cildi gençleştirir. Saçları güçlendirir. Dökülmeyi azaltır. Tırnakları güçlendirir.

Antioksidan Özelliği

Omega 5 çok güçlü bir antioksidandır. ORAC değeri 13.000/gr dir. Antioksidan gücü, üzüm çekirdeği ekstresinin 6 katıdır. Zarar görmüş hücre zarının onarılmasına yardımcı olur.

Şeker Hastalığı

Tip 2 diyabetle savaşan omega 5, kan şekerini düzenler ve insülin direncini azaltır.

Naturbes-Omega
Naturbes Omega İçinde Omega 3-5-6-7-9 ve 11 (Cod Liver Oil) Bulunmaktadır. Naturbes Omega Sadece Eczanelerde Satılır.

Menapoz

Omega 5 (nar çekirdeği) içinde bulunan doğal östrojen sayesinde menopozun belirtileri ile özellikle sıcak basmaları, terleme vs ile savaşarak hormonal dengeyi sağlar.

Kalp ve Damar Hastalıkları

Omega 5, kan serumundaki yağları azaltığı gibi damar sertliğini de azaltır. Kolesterol ve Trigliserid’i düşürmeye yardımcıdır.

Beyin Sağlığı

Alzheimer ve Demans(bunama) rahatsızlıklarına iyi gelir. Loma Linda Üniversitesinde yapılan bir çalışmada Omega 5’in hafızayı artırdığı gösterilmiştir. Multiple skleroz(MS) hastalığının belirtilerini de azaltır.

Cinsel Sağlığa

Edinburg Queen Maargaret Universitesinde yapılan bir araştırmada Omega-5 doğal viagra olarak nitelendirilmiştir. Tetsteronu artırdığı cinsel isteği artırdığı açıklanmıştır. Dolayısıyla impotansa da iyi gelmektedir.

Omega 5 Nelerde Bulunur?

Omega-5, Nar çekirdeği yağı, cüce palmiye, Alaska somon balığı, makademiya fındığı, tropikal yağlar (hindistancevizi ve hurma çekirdeği)

Zayıflama ve diyet listesi için tıklayın

Kaynak: https://www.zayiflama.gen.tr/

Omega 9

Omega 9 Nedir?

Omega 9, omega-3 ve omega-6 yağ asitleri kadar bilinmeyen bir tekli doymamış omega yağ asitidir. Diğer omegalar ile kıyaslandığından en büyük özelliği vücut tarafından üretilebilmesidir. Vücudumuzun omega-3 ve omega-6 yağ asitlerine ihtiyacı vardır ama onları yapamaz, bu yüzden “temel” olarak adlandırılırlar ve onları mutlaka dışardan almamız gerekir. Omega-9 yağları ise “temel olmayan” olarak tanımlanır, çünkü vücudumuz yediğimiz diğer şeylerden omega 9 sentezleyebilir. Bilinen ana omega-9 kaynakları, zeytinyağı, kanola yağı, yer fıstığı yağı ve ayçiçek yağında bulunan oleik asittir. Omega-9, LDL (“kötü”) kolesterolü düşürmeye ve HDL (“iyi”) kolesterolü yükseltmeye yardımcı olarak sağlığa yararlı olabilir. Ayrıca kan şekerini kontrol etmede de rol oynayabilirler.

Omega 9 tekli doymamış yağlı asitleridir. Omega 9 yağlı asitleri vücut tarafından da üretilir. En yaygın Omega 9;

  • Oleik asit (OA), Tekli doymamış yağ asidi
  • Eikosatrienoik asit. (ETE)
  • Erusik asittir. (EA)

Omega 9’un Faydaları Nelerdir?

Omega-9 tüketildiğinde üretildiğinde kalbe, beyne ve genel sağlığa yarar. İşte omega 9’un sağlığınıza üç önemli faydası.

Kardiyovasküler Hastalık ve İnme Riski

Araştırmalar omega-9 yağ asitlerinin kardiyovasküler hastalık ve inme riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir. Omega-9, kalp sağlığına faydalıdır çünkü omega-9’ların HDL kolesterolünü (iyi kolesterol) arttırdığı ve LDL kolesterolünü (kötü kolesterol) azalttığı gösterilmiştir. Bu, kalp krizlerinin ve felçlerinin nedenlerinden biri olarak bildiğimiz arterlerdeki plak birikimini önlemeye yardımcı olabilir.

Örneğin kanola yağı, tekli doymamış yağ oranı düşük, doymuş yağ oranı düşüktür ve sıfır trans yağlıdır, ancak GDO olmayan kanola yağı elde etmek gerçekten zordur. Diğer iyi omega-9’lar avokado ve bademlerdir. Aslında, ABD Gıda ve İlaç İdaresi, sağlıklı yağların günlük alımının doymamış yağ içeriğine bağlı olarak koroner kalp hastalığı riskini azaltabileceğini ileri süren bir Nitelikli Sağlık İddiasını onayladı. Bununla birlikte, günlük olarak ne kadar aldığınızı da kontrol etmenizi önerir.

Öfkeyi Azaltıp, Ruh Halini Düzenleme

Omega-9 yağ asitleri, enerjiyi artırmaya, öfkeyi azaltmaya ve ruh halinizi geliştirmeye yardımcı olabilir. Amerikan Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir klinik çalışma, “doymuş yağ asitlerinin, Batı diyetindeki tekli doymamış yağ asitlerine oranının düşürülmesinin, fiziksel aktiviteyi ve kullanılan enerji miktarını etkileyip etkilemeyeceğine karar vermiştir. Fiziksel aktivite ve duygudurum değişiklikleri çalışmaları, yediğimiz yağ türünün bilişsel işlevi değiştirebileceği anlamına gelebilir.”

Çalışma, oleik asit kullanımının artmış fiziksel aktivite, daha fazla enerji ve hatta daha az öfke ile ilişkili olduğu sonucuna varmıştır. O zaman yorgun ve sinirlisiniz, enerji seviyelerini omega-9 ile güçlendirmek isteyebilirsiniz, çünkü omega-9 faydaları ruh halinize ve enerji seviyenize iyi gelir.

Alzheimer

Erucik asit, hardal yağı gibi yağlarda bulunan tekli doymamış bir omega-9 yağ asididir. Çalışmalar , adrenal bezleri, omuriliği ve sinir sistemini etkileyen ciddi bir genetik bozukluk olan X’e bağlı adrenolökodistrofi (ALD) hastalarının beyinlerinde çok uzun zincirli yağ asitlerinin birikimini normalleştirebileceğini göstermektedir.

Normal naif farelerde hafıza performansı, Farmakoloji, Biyokimya ve Davranış’ta yayınlanan bir çalışmada test edildi; bu, erüsik asidin Alzheimer hastalığı gibi bilişsel kusurlarla ilişkili hastalıklar için terapötik bir ajan olabileceğini gösterdi . (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26780350) Bu, hafıza geliştirme ve gelişmiş bilişsel işlevi omega-9 yararları listesine ekleyebileceğiniz anlamına gelir.

  • Kardiyovasküler hastalık riskini azaltmaya yardımcı olabilir
  • Enerji artırmaya yardımcı olur
  • Alzheimer hastalığı olanları destekler
  • LDL’yi düşürmeye yardımcı olur
  • Bağışıklık sistemini geliştirir
  • Yüksek tansiyonu düşürdü
  • Enflamasyonu azaltır

Kaynak: www.zayiflama.gen.tr

Omega 7 Nedir? Nelerde Bulunur? Omega 7’nin Faydaları

Omega 7

Omega 7 diğer adıyla Palmitoleik asit, tekli doymamış ve esansiyel olmayan yağ asididir. Çok uzun süredir özellikle uzak doğuda bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılan Omega 7’nin en iyi kaynağı yabani kır iğdesidir. Ayrıca derinin üst seviyelerinde de yer alan Omega 7 esansiyel olmadığı için diğer bilindik omegalar gibi dışardan alınması zorunlu değildir. Omega 7, tekli doymamış yağ asidir ve 7 karbon atomu vardır. Bilinirliği diğer popüler ve bir çok kişi tarafından bilinen Omega 3Omega 6 ve Omega 9 yağlara göre daha azdır. Doğada en çok Seabucthorn adlı yabani kır iğdesinde ve Avustralya menşei olan Makedamya fındığında bulunur. Kır iğdesi yağında %32-42 oranında Omega 7 vardır.

Omega 7’nin Faydaları

Genel olarak Omega 7’nin aşağıdaki faydaları bulunmaktadır.

  • Sağlıklı kilo kaybı üzerinde olumlu bir etkisi vardır.
  • Bağırsak hareketlerini destekler.
  • Sağlıklı hücreleri besler.
  • Sindirim sistemini destekler.
  • Antioksidan özelliklere sahiptir.
  • Yağ ve kan şekeri metabolizmasını düzenler.
  • İnsülin direncini azaltmayı destekler.
  • Vücudun C reaktif proteinini azaltmaya yardımcı olur. Bu da Enflamasyonun azalmasına neden olur.
  • HDL’yi (İyi kolesterol) arttırırken LDL(Kötü kolesterol) ve Trigliserid düşmesine yardımcı olur.

Cilt Sağlığı

Karaciğerde, yağ dokusunda ve cildimizin altında Omega 7 vardır. Vücudun kolejen üretimini artırarak, seneler içinde esnekliğini kaybeden cildin kırışmasını engelliyor. Hollywood artistlerinin yüzlerini güzelleştirmek için bu yağı kullandığı bilinmektedir. Ayrıca yanık, sivilce dermatit ve cilt kuruluğuda yabani iğde özünden hazırlanmış ilaç ve kremlerde dermatolojik olarak kullanılmaktadır. Cilt ve dudaklar için eşsiz bir besin kaynağıdır. Saç ve tırnak sağlığı açısından da çok etkili olan bu yağ cildi gençleştirir.

İltihablara Karşı

Omega 7 son 5 yıla kadar çok bilinen bir yağ asidi değildi. Omega 7 hakkında 50’den fazla bilimsel araştırma Özellikle Harvard ve Cleveland Kliniklerinde birçok araştırma yapılmıştır. Clevelend kiniğinde yapılan randomize çift körleme bir çalışmada 30 gün kullanıldığında vücudumuzdaki iltihaba neden olan CRP (c-reaktif Protein) ni %44 oranda azalttığı tespit edildiği gösterilmiştir. Dolayısıyla Şeker hastalığı ve kalp hastalıklarında gelişebilecek iltihaplanmanın önüne geçer.

Obezite ve İnsülin Direnci

Yapılan bilimsel çalışmalarda obezite ve insülin direncini düşürmede karaciğer yağlanmasında, ateroskleroz (Damar sertliği), bağışıklık sisteminde ve metabolik hastalıklarda oldukça yüz güldürücü sonuçlar alınmıştır. Yine vücudumuzda yeni yağ oluşumunu azaltırken yağ yakımını da hızlandırdığı tespit edilmiştir. Vücuttaki glikoz dediğimiz şekerin atılmasını artırdığı, Pankreasta bulunan ve insülin salgılayan Beta hücreleri korumaktadır. Dolayısıyla Omega 7 insülin salgısını düzenler diyebiliriz. Araştırmacılar farelerde ince bağırsaklarda biriktiği ve dolgunluk hissi yapan CCK (Kolesistokinin) seviyesini yükseltmiştir. Kolesistokinin tokluk hormonlarından biridir. Dolayısıyla şişmanlıkta etkilidir. Ayrıca iştah azaltıcıdır (baskılayıcıdır). Yağ dokularında antioksidan özelliği vardır. Metabolik sendromunu azaltır. İnsülin direncini de %13,8 oranda düşürdüğü açıklandı. Sağlıklı kilo kaybı üzerinde olumlu bir etkisi vardır

Kalp ve Damar Sağlığı

Omega 7’nin insan vücudundaki iyi kolesterol olan HDL yi artırdığı; Kolesterol, LDL ve Trigliserid lerin seviyelerini %19 oranda düşürdüğü saptanmıştır. Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalardan birini aşağıdaki adreste bulabilirsiniz.

https://clinicaltrials.gov/ct2/show/NCT03372733

Ayrıca kan pıhtılaşmasını geciktirerek inme değimiz beyin kan damarlarında pıhtılaşmayı önler. Tansiyonun düşmesini sağlar.

Göz Sağlığı

Omega 7’nin vücudumuzdaki mukoza zarlarına etkili olduğu bunları koruduğu bulunmuştur. Dolayısıyla 50 yaşından sonra sıkça görülen göz kuruluğuna oldukça etkilidir diyebiliriz. Gözyaşını artırıcı özelliği vardır. Halk arasında göz tansiyonu ve karasu adlarıyla bilinen glokomada iyi gelir.

Miğde ve Bağırsak Sağlığı

Omega yağları mide ve bağırsak ülserlerine de oldukça iyi gelmektedir. Mide ve bağırsak hareketlerini düzenler. Kabızlığa oldukça yardımcıdır. Reflüye iyi gelir. Zayıflama döneminde yaşanan kabızlığa karşı kullananlarda vardır.

Omega 7 Nelerde Bulunur?

Omega 7 en çok aşağıdaki besin maddelerinde bulunmaktadır.

  • Kır iğdesi yağı
  • Makademiya fındığı
  • Tuna ve somon balığı
  • Kaşar peyniri
  • Avokado
  • Tereyağı
  • Hindistan cevizi
  • Tereyağı
  • Zeytinyağı
  • Tam yağlı süt
  • Yumurta
  • Yoğurt
  • Karaciğer
  • Ançüez

Kaynak: www.zayiflama.gen.tr

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın